|
Zerocentered® Karakter Eğitimi
Türkiye’de sınavlara endeksli uygulanan eğitim-öğretim sistemi, eğitim
kurumları, öğrenciler ve ailelerdeki başarı algılamalarını da
değiştiriyor. İlköğretimden itibaren girilen sınavlarda elde edilen
dereceler, öğrencinin veya okulunun başarı göstergesi olarak kabul
ediliyor. Oysa, geleceği kurgulama adına ders veya sınav başarısından
daha da önemli bir konu var: Karakter Eğitimi.
Birçoğumuz okullarımızda ve okul çevrelerinde sürekli olarak artan
disiplinsizliği, kültürümüzdeki bozulmayı, ahlaki ve sosyal
standartlardaki genel düşüşü yer yer dile getiririz. Kültürümüzün en
önemli parçası olan aile yapımızın yavaş yavaş yıprandığından
bahsederiz. Bütün bu problemlerin eğitim kurumlarımız ve toplum
yaşantısında kronik bir vaka olarak; disiplin problemleri veya rehberlik
ve psikolojik yardım talepleri olarak karşımıza çıktığı inkar edilemez
bir gerçektir.
Toplam kalite olgusunun önde gelen isimlerinden W.Edwards Deming,
organizasyonlardaki problemlerin % 95’inin kaynağında sistem
bozuklukları olduğunu belirtir. Aile, toplumumuzun en temel yapı
taşıdır. Kültürel bozuluşun ve yozlaşmaların temelinde, düşünce sistemi
ile eğitim-öğretim sistemimizdeki yetersiz ve sağlıksız uygulamalar yer
almaktadır. Biraz daha açacak olursak; kanunların tabanını oluşturan
sosyal standartlarımızın belirlenememesi, bu norm ve standartların
“bilgi düzeyi”nden “davranış düzeyi”ne indirgenememesi yukarıda
bahsedilen problemleri oluşturmaktadır.
İnsanlar hangi davranışın etik olup olmadığı konusunda bilgi
sahibidirler. Ancak nelerin doğru ve yanlış olduğu konusunda bilgi
sahibi olmak, doğrunun ve iyinin istendiği ve davranışa dönüştüğü
anlamına gelmez. Örneğin, otoparkta kimsenin görmediği bir ortamda
başkasının aracına kazayla vuran bir sürücünün, kimseye görünmeden
ortadan kaybolmasının yanlışlığını herkes bilir, ancak böyle bir durumla
karşılaştığımızda kaç kişi aracın sileceğine telefon numarasını belirten
ve durumu açıklayan bir kart bırakarak çarptığı aracın sürücüsüne
ulaşmaya çalışır. Veya kaç kişi böyle yapmayı “saflık” kabul ederek,
fırsatçı davranma eğilimi gösterir. Buna benzer örneklerdeki
yanıtlarımızın daha doğrusu tercihlerimizin yoğunluğu toplumsal
standartlarımızın bir göstergesidir.
Sosyal standarlarla, kanunları birbirine karıştırmamak gerekir. Sosyal
standartlar toplum için yeterli olduğunda, yazılı kuralların ve
kanunların zorlayıcılığına ve sınırlayıcılığına çok fazla gerek
duyulmamıştır. Sosyal standartlar yetersiz olduğunda ise kanunlar, bu
standartların yerini doldurmakta bazen zorlanmıştır. Eğer kanunlar
sosyal ihtiyaçları karşılayabilselerdi hiç suç işlenmemesi gerekirdi.
Kanunlar gereklidirler ancak insanın gerçek anlamda mutlu olabilmesi
için yeterli değildirler. Günümüzde kanun ve yasaklara rağmen, sosyo
ekonomik statüsü yüksek, eğitimli insanların da suç işliyor olmaları
bunun en belirgin göstergesidir.
Etik alandaki bireysel gelişmişliğin, toplumsal gelişimi de beraberinde
getireceği yadsınamaz bir gerçektir. Bu nedenle bireylerin
yetiştirildiği aile ve okul ortamlarında karakter gelişiminin sağlıklı
bir biçimde sunulması hem bireysel hem de toplumsal iyileşme için
zorunludur.
Karakter Eğitimi; çocuklukta oluşmaya başlayan kişilik için, karakter
oluşumuna katkıda bulunacak, ailenin yanı sıra ilkokuldan başlayarak
lise sona kadar sistemli olarak verilmesi sağlıklı bir toplum oluşması
açısından son derece gerekli eğitimsel bir çalışmadır.
Her ne kadar Milli Eğitim Temel kanununda değerlerin öğretilmesi
gerekliliği vurgulansa da, okullarımızda karakter eğitimi ile ilgili
sistematik bir eğitim yapılmamaktadır. Değerler eğitimine bir miktar din
bilgisi derslerinde değinilse de, bu eğitimin yalnızca din dersi
öğretmenlerinin sorumluluğuna verilmesi yeterli ve sağlıklı değildir. Ve
karakter eğitimi olgusunun, din eğitimi olarak algılanması gibi bir
yanlışa da yönlendirmektedir.
Eğitimin en önemli fonksiyonu öğrencilere olumlu değer seçeneklerini ve
fazilet alternatiflerini sunmaktır. Öğrencilerimize sürekli olarak
faziletli davranışın “iyi” örneklerini göstermeliyiz. Hatta bunu
yaparken de söz ile değil de, ağırlıklı olarak “ örnek model” olarak
sunmalıyız. Fakat genellikle yapılan, sorumluluk duygusunun ve hayatın
yapılacak seçimlerle şekilleneceği fikrinin vurgulanması yerine
öğrencilerin yaşadığı “çevrenin kurbanı” olduğu tezinin kabul
edilmesidir. Çok ilginçtir, bu şikayetleri en çok dile getirenlerin
başında onlara “kurban” psikolojisini öğreten aileler ve öğretmenler
gelmektedir.
|
Zero centered Karakter Eğitimin Temel Felsefesi |
^ |
Günümüzde eğitimde öğrenciye ağırlıklı olarak ezbere dayalı bilgi
yükleme paradigmasından vazgeçilmekte ve öğrenciye onun yetkin insan
olmasının önünü açacak karakter eğitimi verilmesi, sağlıklı kişilik
geliştirme paradigmalarına dayalı yeni eğitim ve öğretim yaklaşımları ön
plana çıkmaktadır.
İnsanın eğitiminde, özellikle de karakter eğitiminde üç önemli süreç
vardır ve bu süreçler birbiriyle bağlantılıdır;
Birincisi, ağırlıklı olarak 0-7 yaş döneminde etkili olan, çocuğa
sağlıklı bir kişilik ve karakter kazandırılması. İkincisi, 7-15 yaş
döneminde daha ağırlıklı olarak ön plana çıkan; benlik, irade ve
sorumluluk kazandırılması. Üçüncüsü, bu iki sürecin sonucunda çocukta
oluşan, kişilik motifinin özünü oluşturan benlik hapishanesinin
kırılması, kişinin özüyle diyaloğunu engelleyici rol oynayan benlik ve
bencillikten arınma ve insanlığı kucaklayıcı, olumlu karakter sahibi
olma süreçleridir.
Eğitimde bu üçlü sürecin birlikte ele alınması, “yetkin insan”
yetiştirme çabaları açısından çok önemlidir. Bu üç süreçte de anahtar rol
oynayan kritik bilgi kümesi, öğrencinin mizaç motifi ve kişilik
haritasıdır. Çünkü sağlıklı bir karakter eğitimi, üzerinde
çalışılacak olan insanın kişilik ve karakter motifinin bilinmesine
bağlıdır.
Dolayısıyla insanın hayata gözlerini açtığı noktadaki saf ve temiz
konumu oan sıfır noktası”na tekrar geri dönmesinde, kendini bilmek ve
potansiyelleri üzerinde inşa ettiği kişiliğin desenini veya haritasını
çözümlemek insanın yaşam yolculuğundaki öncelikleri arasındadır. Bunu
fark eden tüm felsefeler yetkin insan arayışındadır. Tüm felsefe
okullarında “kendini bil” olarak yer alan bu bilgi Yunus tarafından da “
İlim kendini bilmektir. Sen kendini bilmezsen ya nice okumaktır”
şeklinde özetlenmiştir
Her insanın doğuştan getirdiği mizacının bir merkez ekseni (baskın
potansiyel) olduğu gibi, mizacının üstüne inşa edilen karakter motifinin
de dayandığı bir merkez veya referanslar vardır. İnsanda kişiliğin
gelişiminde, merkezi olarak kendini hissettiren baskın potansiyellerin
bilinmesi ve ona göre karakter eğitiminin planlanması sağlıklı kişilik
ve benlik gelişimi için şarttır.
Çocuk gelişiminde ve eğitiminde doğuştan gelen baskın merkez ile
sonradan çocuklara sunulan karakter eğitiminin merkez ekseni (referans
değerler ve modeller) birbiriyle ne ölçüde uyuşmaktadır? Bu sorunun
yanıtı sağlıklı ve dengeli kişilik gelişimi için son derece önemlidir.
Bilim dünyasında iyiliğin uygunluk derecesi (profit of goodness) olarak
tanımlanan bu durum, sağlıklı çocuk yetiştirmede, çocuğun mizaç
motifiyle ona sunulan eğitim ve rehberlik hizmetlerinin ne derece
örtüştüğünü veya zıtlaşmadığını ölçekleyen bir paradigmadır. Bu iki
merkezin zıtlaştığı durumlarda, çocuğa verilen karakter eğitimi çok
kalıcı olamamakta ve çocukta çeşitli karakter zayıflıkları problemlerine
yol açmaktadır.
Sıfır Merkez paradigmasında; insan doğduğunda farklı benlik dürbünlerine potansiyel olarak sahiptir. Çocuk eğitimi ve gelişimi sırasında
bu temel benlik dürbünlerinden birisi baskın ve birkaçı da yardımcı
olarak aktif kullanıma geçer. Genelde insanların çoğu, potansiyel olarak
sahip olduğu bu dürbünlerinden veya gerçeklik penceresinden birini veya
bir kaçını kullanarak hayatı algılar ve o pencereden hayatı seyreder.
Algıladığı şeyler, sahip olduğu benlik dürbünü motifinin rengine girer.
Ancak bireyler özel gayret ve çalışmalar gösterir, ideal bir eğitim alır
ise, o zaman bu kişilik motiflerindeki tüm güzellikleri, bireyin
merkezi potansiyelini sıfır konumuna geri çekerek kendi kişiliğinde
toplayabilir ve yetkin insan durumuna yükselir.

İnsanda bakış açısı algı temelli olup, kişinin mizaç motifinden
kaynaklanır ve doğuştan gelir, değişmez ama zenginleştirilebilir;
kişinin aldığı karakter eğitimiyle şekillenir ve beslenir.
Mizaç motifi ve karakter eğitiminin etkileşimiyle kişilik motifi oluşur.
Farklı kişilik motiflerindeki insanlar, farklı potansiyellere sahip
olduklarından, gerçeğin bütününü algılamada ve oluşturmada birbirlerini
tamamlayıcı ve dengeleyici rol oynarlar. Dolayısıyla insanların,
olayların içindeki gerçeklik ve doğruları ne ölçüde algıladığı ve
önemsediği, kişilik motiflerindeki baskın merkeze bağlıdır. Çünkü herkes
ideal insanlık dairesinin farklı koordinatlarından ve dürbünlerinden
ortadaki 360 derecelik gerçeğin bir kısmını algılamaya mahkumdur. Kişi
gerçeğin tümünü algılayabilmek için daireyi en az bir kere dönerek ya da
merkezde sıfır noktasına gelerek her açıdan algılamayı
gerçekleştirebilme becerisi kazanacaktır.
Kişinin mizaç motifindeki baskın merkezle örtüşen işler ve aktiviteler
onun sıfır dikkat modunda yaptığı eylemlerdir. Eğer kişinin yaptığı
işler, onun merkez koordinatlarını güçlendiriyor ve çalıştırıyorsa,
ağırlıklı olarak kendi baskın potansiyel merkezini kullandığı için
eylemlerini, düşüncelerini ve algılamalarını bu merkezden
yönlendirmektedir.
|
Mizaç ve kişilik terörü |
^ |
“Mizaç ve kişilik terörü” kavramının anlamı; kendinin ve başkalarının
farklı kişilik kabilelerine ait olacağını düşünmeden, bütün insanların
temelde aynı olduğu düşüncesinden yola çıkarak, herkesi kendi kişilik
motifine benzetmeye çalışma ve farklı kişilik motiflerine saygı
göstermemedir.
Mizaç ve kişilik terörünün tehlikelerinden biri, birbirine benzeyen tek
tip insanlar yetiştirmeye kapı açmasıdır. Aile içi çatışmaların büyük
bir kısmı, aile bireylerinin farklı kişilik motiflerine sahip olmasından
kaynaklanmaktadır. Çünkü anne ve baba, her bir çocuğun kendine özgü
olduğunu unutup, çocuklarının kendileri gibi olmasını ve davranmasını
istemektedir. Halbuki ailenin her bir üyesi, diğer bireylerin kişilik
motiflerini ve ihtiyaçlarını anlaması ve öğrenmesi gerekmektedir ki,
aile içi çatışmalar yerini saygı ve huzur iklimine bırakabilsin. Eğer
aile bireyleri arasında böyle bir farkına varma yoksa, o zaman herkes
kendi benlik ve/veya kişilik motifini öne çıkararak iletişim kurmaya
çalışacak, gücü oranında kişilik motifini savunma mücadelesi verecektir.
Aynı durum eğitim kurumları ve işletmeler için de geçerlidir. Kurum
yöneticileri, çalışanları ve öğrencilerinin, hatta velilerinin farklı
mizaç ve kişilik motiflerine sahip olduğu bilgisine sahip olarak
iletişim kurmalıdır. Yöneticiler ve çalışanlar, herkesi kendi kişilik
motifinin özellikleri doğrultusunda değerlendiremezse, toplantılarında
ve görüşmelerinde sadece kendi bakış açısının tek doğru olduğu
düşüncesiyle farkında olmadan dayatmalarda ve değerlendirmelerde
bulunacaktır. Başarılı yönetimini de, insanların kendine ses
çıkarmaması, hiç kimsenin alınan kararlara itiraz etmemesi ve kendisine
yapılan muhalefetin azlığı ile değerlendirecektir. Bu arada gerçek
demokrasi kültürünü ve paylaşma ruhunun, farklı mizaç ve kişilikte olan
farklı uzmanlarla işbirliği yapıldığında daha iyi şekilde ortaya
konulduğunu da, bilerek veya bilmeyerek göz ardı edecektir.
İnsanlar kendi kişilik motiflerinin farkına varıp, üstün ve zayıf
yanlarını keşfetmedikçe, diğer insanların mizaç ve kişilik motiflerine
saygı duymadıkça, farklı kişilik motiflerinin üstün yanlarını bir araya
getirip kollektif şuurla çalışan takım ve ekipler kurmadıkça, mizaç ve
kişilik terörü yapılacak çoğu güzel işin başlamadan bitmesini
doğuracaktır.
İnsanlar hayatın her alanında mizaç ve kişilik terörü estirmekten
kaçınmak istiyorsa, kendini tanıma ve keşfetme yolculuğuna çıkmalıdır.
Kişi kendini keşfettikçe, farklılıkların büyük bir kısmının, insanların
kişilik motiflerinden kaynaklandığını görecektir. Herkesi olduğu gibi
kabul etmenin ve konumuna saygı göstermenin arka plânında yatan
gerçeklerden birisi, bu zenginliğin farkında olmaktır.
|
Zerocentered Karakter Eğitimi Projesinin diğer uygulamalardan farkı
|
^ |
Okullarımızdaki karakter eğitimi uygulamalarının çoğunda; okul yönetimi
ve öğretmenlerce yaş gruplarına göre belirlenen “Sorumluluk sahibi
olmak, kendini kontrol edebilmek, arkadaşlık, zamanı iyi kullanmak,
hoşgörülü ve sabırlı olmak, dürüst olmak, yardımlaşmak ve paylaşmak gibi
bazı temel ve standart değerler, fark gözetmeksizin ve öğrencilerin
bireysel gereksinimleri göz ardı edilerek öğretilmeye çalışılmaktadır.
Örneğin “paylaşma” duygusuna vurgu yapılırken öğrencinin içinde
bulunduğu “paylaşma düzeyi” belirlenmez ise, bu karakterin
kazandırılmasında aşırılıklar ve noksanlıklar yaşanabilmektedir. Kısaca,
öğrenci zaten paylaşmaya açık ve bunu gerçekleştiren bir öğrenci ise
okulda karakter eğitiminde paylaşmaya yapılan vurgu aşırıya giderse
çocukta “hesabını bilememe” gibi olumsuz bir karakter gündeme
gelecektir.
Zerocentered uygulamalarındaki temel fark; her bir öğrencinin bireysel
analizi yapılarak kişilik motifleri doğrultusunda bir karakter gelişim
raporu sunulmasıdır.
|
Zerocentered Karakter Eğitimi Modelinde temel hedef;
|
^ |
- Öğrencilerin kendilerini,
- Veli ve öğretmenlerin öğrencilerini, kişiliklerinin güçlü ve
zayıf yanlarıyla tanımalarını sağlamak,
- Öğrencilerin kişilik motiflerine uygun bir tarzda,
- Zayıf yönlerini güçlendirerek ve
- Aşırılığa giden yönlerini zayıflatarak,
duygu, düşünce ve davranış boyutuyla denge toplumsal değerler olarak
kabul edilen faziletleri öğreterek, gelecekteki yaşantılarında , kişiler
arası iletişimde, iyi bir vatandaş olarak toplum içinde etkili bir birey
olabilmelerini sağlamaktır.
|
Zero centered Karakter Eğitimi Uygulama Süreci; |
^ |
Karakter Eğitimi Projesi, tüm bir eğitim öğretim yılı boyunca uygulanan,
öğrenciler, okul yönetimi, öğretmenler, diğer personel ve aileleri de
kapsayan dört aşamalı bir süreçtir.
Projenin birinci aşamasında “Farkındalık Eğitimleri” yer
almaktadır. Zerocentered Karakter Eğitimi uygulamalarında öncelikle,
öğretmen,öğrenci ve ailelere, “Karakter eğitimi nedir, ne değildir; din
eğitimiyle karıştırılmaması gerekliği üzerinde durulan ve kişilik
motiflerinin açıklandığı 3 saatlik “Farkındalık Eğitimleri” ve 12
saatlik “ZeroCentered İnsan Modeli” Eğitimlerini içeren 15 saatlik bir
eğitim programı uygulanmaktadır.
İkinci aşamada “Zerocentered Test uygulamaları ve Raporlamalar”
yer almaktadır. Öğrencilerin yaş gruplarına göre, “Okul öncesi”,
“İlköğretim” ve “Lise” gruplarına yönelik 3 ayrı test geliştirilmiştir.
Okul öncesi ve ilköğretim yaş gruplarında kendini tanıma ve
tanımlamadaki bilimsel sınırlılıklar nedeniyle bu grupların testleri
anne-babaların çocukları hakkında dolduracağı 110 soruluk testler
halinde geliştirilmiştir. 8.sınıftan itibaren diğer öğrenci gruplarının
kendilerinin yanıtladığı Zerocentered Karakter eğitimi testi ise 136
sorudan oluşmaktadır. Her üç testin de güvenilirlik ve geçerlilik
çalışmaları ilgili gruplarda sınanmış ve olumlu sonuçlamıştır.
Üçüncü aşamada ise, öğretmen, aileler ve öğrencilere uygulanan testler
sonucunda sunulan raporların içeriği doğrultusunda bireysel, sınıf ve
okul düzeyinde analizleri yapılmaktadır.
Dördüncü ve son aşama ise, her bir öğrenci için, okulda ve evde
bireysel, sınıf ve okul düzeyinde ise toplu olarak gerçekleştirilecek
karakter eğitimi uygulamalarına yönelik danışmanlık ve etkinlikler
sürecidir. Bu etkinlikler, sınıf öğretmenlerine ve danışmanlarına
öğrencileri ve sınıfıyla ilgili raporlama sonucu hangi karakterlerin
kazandırılması için hangi etkinlikleri yapacaklarına yönelik yönergeler
sunulmakta öğretmenlerle bu etkinliklerin kritikleri yapılmaktadır. Bu
etkinlikler ayrıca, kulüp ve kol etkinliklerinin öğrencilerin kişilik
özellikleri doğrultusunda yönlendirilmesini de içermektedir. Aynı
şekilde ailelere de karakter eğitimi bülteni sunulmaktadır. Okul
düzeyinde yapılacak farkındalık etkinliklerinde kişilik motiflerinin
dağılımı aşağıdaki sıralamada yapılmaktadır.
|
AYLAR |
Çalışılacak KARAKTERLER |
|
Ekim |
Dürüstlük ve ilkelilik |
|
Kasım |
Yardımlaşma – merhamet |
|
Aralık |
Çalışkanlık – azim |
|
Ocak |
Saygılı ve seçici olma |
|
Şubat |
Bilgelik ve uzmanlık |
|
Mart |
Sorumluluk ve sadakat |
|
Nisan |
Yeniliğe açıklık ve coşku |
|
Mayıs |
Kararlılık ve irade kullanımı |
|
Haziran |
Barış ve diyalog insanı olma |
Karakter eğitim programında yer alan etkinlikler, Rehberlik yıllık
planında yer alan etkinliklerle eşgüdümlü olarak uygulanabilmektedir.
Katılımcılarımız, Zerocentered İnsan Tanıma Modeli hakkında daha detaylı
bilgi için, www.kisiliktesti.com
adlı internet sitesini ziyaret edebilirler.
Ph.D. Kemal Pehlivanoğlu
3DEM - Zerocentered Institute
Educational Projects Manager
|